🔥 Son Dakika: “BİR OKUL BİN UMUT GAZZE KERMESİ” | İzmirli Lise Öğrencisinden Solunum Hastalarına Umut Olacak Buluş | MEB Açıkladı: Şube Müdürlüğü Sınavı Geliyor
×

Sakarya’dan yükselen çığlık: Memur ve emeklinin sabrı taşmış durumda

Sakarya’dan yükselen çığlık: Memur ve emeklinin sabrı taşmış durumda

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde yalnızca engellilerin değil, milyonlarca memur ve emeklinin sesi duyuldu: “Sesimizi duyan var mı?”
Bu çağrı, Devlet Memurları Konfederasyonu Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası Sakarya İl Başkanı Müberra Yeliz Çapar’dan geldi ve aslında ülkedeki ekonomik tablonun ne kadar ağırlaştığının bir özeti niteliğindeydi.

Çapar’ın açıklamaları, son yıllarda giderek derinleşen hayat pahalılığıyla birlikte kamu çalışanlarının yaşadığı kırılmayı ortaya koyuyor. TÜİK’e güvenin azaldığı bir dönemde açıklanan düşük enflasyon oranları, memur ve emeklilerin maaş artışlarını doğrudan etkiliyor. Çapar’ın “Enflasyon farkı zam değildir” sözleri de bu kırılmanın altını çiziyor.

Sendika Başkanı özellikle seçimlerden önce verilen 3600 ek gösterge ve emeklilere seyyanen zam sözlerinin tutulmamasına sert tepki gösteriyor. “31 ay geçti” vurgusu, memur ve emeklinin beklentilerinin birikmişliğini gösterirken, emeklilerin 620 bin lira alacaklı olduğu iddiası ise tartışmayı büyüten bir başka başlık.

Sadece ekonomik değil, bürokratik sorunlar da hedefte. Sözlü mülakatların kaldırılmaması, gençlerin yıllarca çalışarak derece aldığı yazılı sınavların üç dakikalık sözlü değerlendirmelerle gölgede bırakılması, Çapar’ın sözleriyle “kul hakkı” olarak nitelendiriliyor.

Kamu çalışanları arasında maaş ve statü ayrımı yapılması da eleştirilerin odağında. Yöneticilere yapılacak yüksek artışların memurla arasındaki makası daha da açacağını savunan sendika, tüm memurlara yüzde 30 refah payı verilmesini çözüm olarak ortaya koyuyor.

Açıklamanın en dikkat çekici noktalarından biri ise sembolik bir eylem: Çalışma Bakanlığı önündeki ağaç “Memurun ve Emeklinin Dilek Ağacı” ilan edilerek talepler bu ağaca asılıyor. Bu, memur hareketinin sessiz protestolarla yeni bir söylem geliştirmeye başladığının göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Sakarya’dan yükselen bu çıkış, yalnızca yerel bir tepki değil; ülkedeki milyonlarca memur ve emeklinin ortak sorusunu tekrarlıyor: “Sesimizi duyan var mı?”